Tuesday, 17 December 2013

Dubai'de Hayat 1

Dubai'ye geleli bir ayı geçti. Hep yazayım diye blogumu açıp boş boş bakıyorum. Galiba burası hakkında ne düşündüğüme karar veremedim. Ne hissettiğime de...


İlk defa bu kadar gökdelenli bir yerde yaşıyorum. 44. katta çalışıp 20. katta yaşıyorum. Yeni bir hayatın içinde yeni bir iş öğrenmeye çalışıyorum. Tanıştığım insanlar "Merhaba benim 5 uluslarası şirketim var, sen ne yapıyorsun?" diyebiliyorlar. Sonra kafamı çeviriyorum çaycı çocuk günde sadece 6 saat boyunca kiraladığı bir yatakta uyuyor geceleri.

Ara ara hangi coğrafyada olduğumu unutuyorum. Minik Amerika. Hangi ayda olduğumu da unutuyorum. Hava her gün güneşli, her gün 28 derece. Akşamları hafif serin oluyor, gündüz deniz kenarında uzun uzun yatsanız da rahatsız etmiyor. Denize 10 dakikada, işe 20 dakikada yürüyorum. Hemen kaldığımız gökdeleninin önünden de buranın gördüğüm kadarıyla en iyi yürüyüş yolu geçiyor; Marina Walk. Yolda şurada burada vakit kaybetmediğim için, bir de gaza geldiğimden düzenli spor yapıyorum. Herkes devamlı koşuyormuş gibi geliyor zaten. Gece yürüdüğümde gökdelenlerin ışıkları hoşuma da gidiyor.

Gidiyor da nerede olduğunu unutunca bir yapmacıklık içinde yaşıyormuş gibi hissediyorum. Buranın "eski" mahallesine gidince rahatladığım o yüzden. Orta Doğu'da olduğumu hissedebildim. Arada bir bunu yaparsam buraya daha iyi uyum sağlayabilirim gibi geliyor. Sonra Hindistan'da hissettiğim de oluyor. Çok fazla Hintli var ve sık sık köri kokuyor.


Sokakta çarşaflı kadınları ve yanında mini etekli, dekolteli kızları görebiliyorsunuz. Kalabalık Arap aileler alışveriş merkezlerinde Noel alışverişi yapıyorlar. Marketlerde alkol satılmıyor ancak domuz reyonlarında buz pateni yapacak alan var. Önünden insan geçen, dışarıdan gözüken yerlerde alkol servisi yapılmamakla beraber deli bir gece hayatı mevcut.  Ama yasak ya, benim canım hep bir terasta bira içmek istiyor. Bir de marketten içki alışverişi yapmak.

Bir arkadaşımın dediği gibi burada kast sistemi var aslında. Belli ırkların belli görevleri var gibi. Beyazlar orta ve üst sınıf ama sahipler Arap. O yüzden burası Orta Doğu'nun batıya nanik nanik demesi gibi geliyor bana bazı bazı, ABD'nin her sözünü dinleyeceklerini bildiğim halde. Parayı nasıl harcayacaklarını bilemiyorlar ama, orası kesin. Çölde su ve soğuk yaratmak bunun en büyük sembölü olmuş olmalı ki her yer fışkiye, her yer buz. Büyük AVM'ler de buz pateni ve kayak pistleri var. Bir de bitmek bilmeyen uçak gösterileri yapıyorlar.


İşte böyle Dubai... Daha anlatılacak çok şey var da yavaş yavaş...  Aslında tamamen Dubai'den bağımsız olarak artık eskisi kadar bağsız olmadığımı anladım. Çok kaçmak istiyordum ama  İstanbul'da ciddi bir düzen kurmuşum meğer. Biraz da yaşımın ilerlemesiyle ilgili olabilir. Deli 20'ler geride kaldı. Özlüyorum.Özlüyorum ama böyle bir yeniliğe o kadar ihtiyacım vardı ki, gelmeseydim dolabıma kapanmış ağlıyor olabilirdim. O yüzden şikayetçi değilim, hatta genel olarak keyfim yerinde. En azından şimdilik. (Patron da okur belki)

Burası "İnşallah"la işliyor. İnşallah her şey güzel olur.






No comments:

Post a Comment